GalaxiForum


Geri git   GalaxiForum >
.....::::: Dünya Dinleri :::::.....
> İslamiyet > Dini paylaşımlar

Cevapla
 
Seçenekler
Alt 06-09-2019, 06:40   #121
TuFaN34
Super Moderator
 
TuFaN34 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Mar 2015
Mesajlar: 13,375
Ünvan
Rep:: 18
Rep Puanı : 80
Rep Derecesi : TuFaN34 is on a distinguished road
Teşekkür durumu
Teşekkür Etti: 5
14 Mesajınıza 14 Teşekkür Edildi
Standart muharrem ayı ve aşura günü

Sponsored Links
TARİH: 06.09.2019
﷽ َ ُۜ �َو اتَنِّيَبْ الُمُهَاءَٓا جَ مِدْعَ بْنِوا مُفَلَتْاخَوا وُقَّرَفَ تَين۪ذَّالَوا كُونُكَت
ٌۙ .يم۪ظَ عٌابَذَ عْمُهَ لَكِئٰٓل۬وُاَو َ َو :مَّلَسَ وِهْيَلَ عَُّي ا�َّلَِ صَّ ا�ُولُسَ رَالَق وا ا ُضَاغَبَ تَ� ًانَوْخ ِِ إَّ ا�َادَبِوا ع ُونُكَوا، وُر َابَد َ ت َ�َوا، وُدَاسَح َ ت َ . �َ، و MUHARREM AYI VE ÂŞÛRÂ GÜNÜ Muhterem Müslümanlar! Yüce Rabbimizin Kur’an-ı Kerim’de bildirdiği üzere “Allah katında ayların sayısı on ikidir.”1 Bu aylardan biri de içinde bulunduğumuz Muharrem ayıdır. Muharrem ayı, Rabbimizin rahmetine mazhar olmuş müstesna bir zaman dilimidir. Sevgili Peygamberimiz (s.a.s.) “Ramazan orucundan sonra en faziletli oruç Allah’ın ayı olan Muharrem ayında tutulan oruçtur”2 buyurarak bu ayın manevi bereketine işaret etmiştir. Aziz Müminler! Muharrem ayının tarihimizde ve kültürümüzde de ayrı bir yeri vardır. Muharrem ayı, âşûrâ ayıdır. Âşûrâ, birlik ve beraberliğimizin, paylaşma ve dayanışmamızın simgesidir. Aşure aşındaki farklı nimetlerin kaynaşarak ortak bir tada dönüşmesi gibi, milletimiz de asırlardır birlikte yaşama ahlakının gereği olarak sevinci ve kederi, nimeti ve külfeti, muhabbeti ve meşakkati paylaşmıştır. Kıymetli Müslümanlar! Muharrem ayı aynı zamanda hepimizin ortak acısı, tarihimizin yürek yarası olan Kerbelâ olayının yaşandığı aydır. Hz. Hüseyin Efendimiz ve çoğu Ehl-i Beytten olmak üzere, beraberindeki yetmişten fazla Müslüman, Kerbelâ'da şehadet şerbeti içmiştir. Kerbelâ, çetin bir imtihanın ve derin bir hüznün adıdır. Kerbelâ, Sevgili Peygamberimizin aile efradından asırlara miras kalan ağır bir derstir. Bugün Kerbelâ denince bağrı yanan, Hz. Hüseyin anılınca “Ah!” çeken her Müslüman, Kerbelâ üzerine düşünmeli, onu doğru anlamalı ve ondan ibretler çıkarmalıdır. Değerli Müminler! Kerbelâ’yı anlamak için Hz. Hüseyin’i tanımak lazımdır. Hz. Hüseyin, dedesi olan Hâtemü'l-Enbiyâ Muhammed Mustafa'nın (s.a.s) yolunda yürüyen şerefli bir mümindir. Hz. Hüseyin, haksızlığın ve zulmün karşısında duran; hakkın, adaletin, vefanın, sadakatin ve erdemin yoluna baş koyan haysiyetli bir Müslümandır.
Hz. Hüseyin’i sevmek, onun, uğruna can verdiği değerleri sahiplenmeyi gerektirir. Zira o, tüm nesiller ve çağlar için onurlu bir hayatın ve asil bir duruşun muhteşem örneğidir. Hz. Hüseyin’in imanını ve ahlakını kuşanmak, aynı zamanda onun yiğit ve fedakâr şahsiyetini gençlerimize aktarmak bizim görevimizdir. Kıymetli Müslümanlar! Muharrem ayının bize en büyük mesajı birliğimize ve dirliğimize sahip çıkmak, kardeşliğimizden asla ödün vermemektir. Yüce Rabbimiz Kur’an-ı Kerim’de bizi şöyle uyarır: “Kendilerine apaçık deliller geldikten sonra parçalanıp ayrılığa düşenler gibi olmayın. İşte onlar için büyük bir azap vardır.”3 Sevgili Peygamberimiz (s.a.s) ise bir hadis-i şeriflerinde şöyle buyurur: “Birbirinize nefret ve düşmanlık beslemeyin, birbirinize haset etmeyin, birbirinize sırt çevirmeyin, Ey Allah’ın kulları! Kardeş olun.”4 Aziz Müslümanlar! Yeni Kerbelâ’lar yaşamamak için, aynı imanı, acıyı, özlemi taşıyan kalplerimizi birleştirelim. Gönüllerimizde birbirimize yer açalım, hayatlarımızı muhabbetle buluşturalım. Ortak acılarımıza ve çözüm bekleyen sorunlarımıza ferasetle, basiretle, sorumluluk ve duyarlılıkla yaklaşalım. Bizi biz yapan mukaddes değerlerimiz etrafında kenetlenelim. Hz. Hüseyin’in asaletini ve güzel ahlakını kendimize şiar edinelim. Bu vesileyle şehitlerin serçeşmesi Hz. Hüseyin Efendimiz başta olmak üzere Kerbelâ'dan bugüne kadar, hakikat, hürriyet, izzet ve mukaddesat uğruna canını feda eden bütün şehitlerimizi, rahmet, minnet ve şükranla yâd ediyorum. Hutbemi bitirirken bir hususa daha işaret etmek istiyorum. Malumunuz bir eğitim-öğretim yılına daha ulaşmış bulunuyoruz. Önümüzdeki Pazartesi günü inşallah okullar açılıyor. Bu vesileyle yeni eğitim ve öğretim yılının geleceğimizin umudu olan yavrularımıza, her kademeden öğrencimize, değerli öğretmenlerimize ve velilerimize hayırlar getirmesini Cenâb-ı Hak’tan niyaz ediyorum. Rabbim evlatlarımıza, sağlıklı, huzurlu ve başarılı bir dönem geçirmelerini; ülkemizin, milletimizin ve bütün insanlığın faydasına kullanacakları bilgi, beceri ve tecrübeyle donanmalarını nasip eylesin.
1 Tevbe, 9/36. 2 Müslim, Sıyâm, 202. 3 Âl-i İmrân, 3/105. 4 Buhâri Edeb, 57. Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü
TuFaN34 is offline   Alıntı ile Cevapla
Alt 13-09-2019, 07:47   #122
TuFaN34
Super Moderator
 
TuFaN34 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Mar 2015
Mesajlar: 13,375
Ünvan
Rep:: 18
Rep Puanı : 80
Rep Derecesi : TuFaN34 is on a distinguished road
Teşekkür durumu
Teşekkür Etti: 5
14 Mesajınıza 14 Teşekkür Edildi
Standart her can dokunulmazdır


ا َيه۪ا فًد ِالَ خُمَّنَهَ جُه ُ۬ اؤ َٓزَجَا فًدِّمَعَتُا مًنِمْؤُ مْلُتْق َ يْنَمَو .اًيم۪ظَا عًابَذَ عُهَ لَّدَعَاَ وُهَنَعَلَ وِهْيَلَ عُّٰ ا�َبِضَغَو َ :َ و مَّلَسَ وِهْيَلَ عَُّي ا�َّلَ صَِّ ا�ُولُسَ رَالَق ِ ُ َ ّ ا�َ ّرَضَ أَ ّارَ ضْنَم هْيَلَ عَُّ ا�َّاقَ شَّاقَ شْنَمَ وِهِ ب . HER CAN DOKUNULMAZDIR Muhterem Müslümanlar! Okuduğum ayet-i kerimede Yüce Rabbimiz şöyle buyuruyor: “Kim bir mümini kasten öldürürse cezası, içinde ebedî kalmak üzere cehennemdir. Allah ona gazap etmiştir, lânet etmiştir ve çok büyük bir azap hazırlamıştır.”1 Okuduğum hadis-i şerifte ise Peygamberimiz (s.a.s) şöyle buyuruyor: “Kim zarar verirse Allah da ona zarar verir. Kim insanlara güçlük çıkarırsa, Allah da ona güçlük çıkarır.”2 Aziz Müminler! Yüce dinimiz İslam, adalet ve eman, merhamet ve güven dinidir. İslam’ın koruma altına aldığı değerlerin başında yaşama hakkı gelir. Din, dil, ırk ve cinsiyet ayrımı olmaksızın bütün insanlar, dinimize göre can dokunulmazlığına sahiptir. Peygamber Efendimiz, Veda Hutbesinde bu gerçeği tüm insanlığa şöyle ilan etmiştir: “Bu Zilhicce ayınız, bu Mekke şehriniz, bu arefe gününüz nasıl mukaddes ise, kanlarınız, mallarınız ve ırzlarınız da aynı şekilde mukaddestir, dokunulmazdır.”3 Hak ve hukuk tanımadan bir insanın canına kıymak, zulümdür. Mağdur ve yardıma muhtaç durumdaki bir insanın hayatını kurtarmak ise büyük bir onurdur. Bütün peygamberlerin getirmiş olduğu vahyin değişmez ilkesi olan bu husus, Kur’an-ı Kerim’de şöyle ifade edilir: “…Bir cana kıymaya veya yeryüzünde fesat çıkarmaya karşılık olması dışında, kim bir insanı öldürürse bütün insanları öldürmüş gibi olur. Kim de bir insanı kurtarırsa bütün insanları kurtarmış gibi olur...”4 Kıymetli Müslümanlar! Anne karnında hayat bulduğu andan itibaren ölünceye kadar her can saygındır. İslam’ın çizdiği hukuki ve ahlaki sınırlara göre, bir bebek, annesinin hayatını tehlikeye atma gibi tıbbi bir gerekçe olmadıkça, keyfi sebeplerin kurbanı olarak kürtajla yok edilemez. Bir kadın, “namus” bahanesine sığınılarak şiddetin gaddar pençesi altında canından edilemez. “Töremiz böyle emrediyor” diyen koyu bir cehaletle kan davası güdülemez, hiç kimsenin canına kıyılamaz. Hatta can öyle bir emanettir ki, bir insan “Bu can benim değil mi?” diyerek intihara dahi kalkışamaz.


Değerli Müminler! Asla unutulmamalıdır ki, Rahmân ve Rahîm olan Rabbimizin insanoğluna gönderdiği son din, merhamet üzerine kuruludur. Son dinin Peygamberi Hz. Muhammed Mustafa (s.a.s), rahmet elçisidir. İslam’da şiddete ve zulme asla yer yoktur. Zira şiddet, zamanın silemediği ve yüreğin unutmadığı ağır bir vicdan yarasıdır. Kadın ya da erkek, çocuk ya da ihtiyar kimin canını yakarsa yaksın, şiddet apaçık bir zulümdür. Zulüm ise haramdır. Öfkesine, nefretine ya da cehaletine yenik düşerek gücünü kullanıp mazlumu ezen kişi zavallıdır. Şefkat ve merhametten yoksun olanların, hak ve adaletten uzaklaşanların düştüğü çukur ise zifiri karanlıktır. Aziz Müslümanlar! Sevgili Peygamberimiz, başta ailesi olmak üzere muhatabı olan bütün insanlara saygı, şefkat ve nezaketle davranmıştır. Kimseye kaba ve kırıcı söz söylememiş, Müslümanların da hiçbir şekilde şiddete başvurmalarına müsaade etmemiştir. Allah Resûlü bir hadis-i şeriflerinde müminleri şöyle uyarmıştır: “Kıyamet günü en şiddetli azap görecek kimseler, dünyada insanlara en çok işkence edenlerdir.”5 Muhterem Müminler! Ne hazindir ki karıncayı dahi incitmekten kaçınması beklenen Müslüman toplumları zaman zaman “Yan baktı! Korna çaldı!” gibi akla hayale gelmeyen sebeplerle birbirinin canına kast eder oldu. Müslümanlar, Kur’an-ı Kerim’in anlaşmazlıklarda hakem tayin etmeyi ve barıştan yana olmayı emrettiğini, Peygamberimizin kendi canına kastedenleri bile pişman olduklarında affettiğini sanki unuttu! Ailede, okulda, iş yerinde, sokakta sabır ve hoşgörüyle davranması gereken müminler, bir anlık öfkelerine yenilip birbirini incitir hale geldi. Oysa Peygamber Efendimiz, aklın değil bileğin gücüne güvenmeyi eleştirmiş ve şöyle buyurmuştu: “Güçlü kimse, insanları güreşte yenen değildir. Bilakis güçlü kimse öfke anında kendisine hâkim olandır.”6 Kıymetli Müslümanlar! Geliniz! Nefes alıp veren her canlıda Yüce Rabbimizin kudretine şahit olalım. Yaratandan ötürü yaratılanı hoş görelim. Elimizle ve dilimizle hiçbir varlığa zarar vermeyelim. “Zarar vermek de yok! Zarara uğramak da yok!”7 şeklindeki nebevi ilkeye uyalım. Peygamberimizden bize miras kalan “güvenilir mümin olma” erdemine sahip çıkalım. Sıkıntımız ve sorunumuz ne kadar büyük olursa olsun, çözümü asla şiddette aramayalım. İnsan olmanın şerefine yakışır biçimde konuşalım, dinleyelim, anlayalım ve anlaşalım. Hele hele Rabbimizin mukaddes saydığı ve dokunulmaz kıldığı bir cana kıyarak dünyamızı ve ahiretimizi harap etmeyelim.
1 Nisâ, 4/93. 2 Ebû Dâvûd, Kadâ’ (Akdiye), 31. 3 Buhârî, İlim, 9; Müslim, Kasâme, 30. 4 Mâide, 5/32. 5 İbn Hanbel, IV, 90. 6 Buhârî, Edeb, 76; Müslim, Birr, 107. 7 İbn Mâce, Ahkâm, 17. Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü
TuFaN34 is offline   Alıntı ile Cevapla
Alt 20-09-2019, 04:22   #123
TuFaN34
Super Moderator
 
TuFaN34 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Mar 2015
Mesajlar: 13,375
Ünvan
Rep:: 18
Rep Puanı : 80
Rep Derecesi : TuFaN34 is on a distinguished road
Teşekkür durumu
Teşekkür Etti: 5
14 Mesajınıza 14 Teşekkür Edildi
Standart tevazu insanı yüceltir

TARİH: 20.09.2019

ُ َ ادَبِعَو ا ً لَ عَونُشْمَ يَين۪ذَّ الِنٰمْحَّالر … نْوَ ه ِضْرَْى ا� َ َ و :مَّلَسَ وِهْيَلَ عَُّي ا�َّلَ صَِّ ا�ُولُسَ رَالَق َ ْ م َ ن َ ت َ و َ اض ِ َِّ ع � َ َ ت ُّ خ ً ش ع َ َ ا ر َ ف ُ ع َّ ه َ ُ ا� ْ ي َ و ْ م ِ ال َ ق ي َ َ امة ِ َ و ْ م َ ن َ ت َ ط َاو ل َ َ ت ُّ ع ً ظ َ م َ ا و َ ض ُ ع َّ ه َ ُ ا� ْ ي َ و ْ م ِ ال َ ق ي َ ِ ام ة. TEVAZU İNSANI YÜCELTİR Muhterem Müslümanlar! Okuduğum ayet-i kerimede Yüce Rabbimiz şöyle buyuruyor: “Rahmân’ın has kulları o kimselerdir ki, yeryüzünde tevazu ile yürürler…”1 Okuduğum hadis-i şerifte ise Sevgili Peygamberimiz (s.a.s) şöyle buyuruyor: “Kim Allah için huşûundan dolayı tevazu gösterirse, Allah onu kıyamet gününde yüceltir. Her kim kibrinden dolayı böbürlenirse Allah da onu kıyamet gününde alçaltır.”2 Aziz Müminler! Kamil bir imanın hayatımızdaki en büyük tezahürü, salih amelle birlikte güzel ahlak sahibi olmaktır. Zira güzel ahlak, dünyamızı aydınlatan ve ahiretimizi cennete çeviren en kıymetli sermayemizdir. Bizler, sonu cennet olan bir hayatın ancak güzel ahlakla tamamlanacağına inanırız. Rabbimiz katında bizleri yüceltecek olan bu ahlaki güzelliklerin başında ise tevazu gelir. Tevazu, alçakgönüllü olmaktır. Kendini beğenmişlikten ve böbürlenmekten uzak durmaktır. Gurur ve kibirden arınmış bir hayatı benimsemektir. Yaratılmış her bir canlıya saygı, şefkat ve merhamet göstermek, kibar davranmaktır. Kıymetli Müslümanlar! Biz müminler, tevazuu Peygamber Efendimizden öğrendik. O, daima sade bir hayat sürdü.3 İnsana, insan olduğu için değer verdi. Mütevazı olmanın, cennet ehlinin özelliklerinden biri olduğunu bildirdi.4 Müslüman bir kardeşimizi küçük görmenin kötülük olarak bizlere yeteceğini hatırlattı.5 Resûl-i Ekrem (s.a.s) bir hadis-i şeriflerinde tevazu sahibi olmanın insanı Allah katında yücelten bir vasıf olduğunu bizlere şöyle haber vermiştir: “…Allah, bir kulun hoşgörülü olması sebebiyle izzetini artırır, Allah için tevazu gösteren kişiyi ise yüceltir.”6 Değerli Müminler! Sevgili Peygamberimizi kendisine örnek alan mütevazı bir mümin, bütün nimetlerin asıl sahibinin Yüce Rabbimiz olduğunun bilincindedir.

Sahip olduğu her bir nimetin aynı zamanda kendisinin bir imtihanı olduğunun farkındadır. Mümin, elindeki bütün imkânları Allah’ın rızasını kazanmak için seferber eder. Makam ve mevkii, şöhret ve zenginliği ne olursa olsun kendini diğer insanlardan farklı bir konumda görmez. Allah katında üstünlüğün ancak takvada olduğuna inanır. Aziz Müslümanlar! İslam, bir yandan müminin ruhuna alçak gönüllü olmayı nakşederken, diğer taraftan kibirden olabildiğince uzaklaşmasını hedefler. Çünkü kibir, Peygamberimizin ifadesiyle “Hakikati inkâr etmek ve insanları küçük görmektir.”7 Kibirli insan, dünyanın kendi etrafında döndüğünü zanneder. İnsanları küçümseyerek onlardan yüz çevirir. Oysa mümin, hangi sebeple olursa olsun hiç kimseyi hakir görmemelidir. Nitekim Resûl-i Ekrem (s.a.s) bu konuda bizleri şöyle uyarmıştır: “Allah bana, mütevazı olup birbirinize karşı övünmemenizi ve birbirinize karşı haddi aşan davranışlarda bulunmamanızı vahyetti.”8 Kıymetli Müminler! Mümin, her işinde olduğu gibi tevazuda da aşırıya kaçmaz. Zira mümin, tevazu içinde bir hayat yaşamakla yükümlü olduğu kadar kendisinin ve Müslüman kardeşlerinin şeref ve haysiyetini korumakla da görevlidir. O, müminleri hakir görenlere karşı asil ve vakur duruşunu muhafaza eder. Müslümanların şeref ve izzetini korumak için var gücüyle çalışır. Yüce Rabbimizin “Muhammed, Allah’ın Resûlü’dür. Onunla beraber olanlar, inkârcılara karşı kararlı ve tavizsiz, birbirlerine karşı da merhametlidirler...”9 buyruğuna gönülden bağlanır. Muhterem Müminler! Hayatımızın her alanında tevazuu kuşanalım. Hiç kimseyi incitmeyelim. Fani dünyanın geçici heveslerine aldanarak birbirimizi üzmeyelim. Dünyamızı zindana, ahiretimizi cehenneme çevirecek olan kibirden, gururdan ve riyadan sakınalım. İnsanları küçümseyerek onlara surat asmayalım. Yeryüzünde böbürlenerek yürümeyelim. Unutmayalım ki Yüce Rabbimiz, kibirlenen ve kendisiyle övünen kimseleri sevmez.
1 Furkân, 25/63. 2 İbn Hanbel, III, 76. 3 Müslim, Zühd, 33. 4 Buhâri, Edeb, 61. 5 Müslim, Birr, 32. 6 Müslim, Birr, 69. 7 Müslim, Îmân, 147. 8 Müslim, Cennet, 64. 9 Fetih, 48/29. Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü
TuFaN34 is offline   Alıntı ile Cevapla
Alt 04-10-2019, 04:30   #124
TuFaN34
Super Moderator
 
TuFaN34 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Mar 2015
Mesajlar: 13,375
Ünvan
Rep:: 18
Rep Puanı : 80
Rep Derecesi : TuFaN34 is on a distinguished road
Teşekkür durumu
Teşekkür Etti: 5
14 Mesajınıza 14 Teşekkür Edildi
Standart dünya evimiz bize emanettir

TARİH: 04.10.2019

DÜNYA EVİMİZ BİZE EMANETTİR Muhterem Müslümanlar! İbretle baktığımızda görürüz ki, küçük bir karıncadan, yörüngesinde akıp giden devasa gezegenlere kadar etrafımızdaki bütün varlıklar Cenâb-ı Hakk’ın eseridir. Rabbimiz, eşsiz gücü ve benzersiz sanatıyla kâinatta bin bir çeşit canlı yaratmıştır. Bunların her biri nimettir ve her nimet emanettir. Hutbeme başlarken okuduğum ayet-i kerimede, bu gerçek şöyle ifade edilmektedir: “Allah, göklerdeki ve yerdeki her şeyi kendi katından bir nimet olarak sizin hizmetinize vermiştir. Elbette bunda düşünen bir toplum için deliller vardır.”1 Kıymetli Müminler! Varlığa değer biçen Allah’tır. Cenâb-ı Hak, mahlûkatı anlamsız ve boş yere yaratmamış; “Biz yeri, göğü ve arasındakileri oyun olsun diye yaratmadık.”2 buyurmuştur. Kâinat, her zerresi ayrı bir anlam taşıyan, dengeli ve muhteşem bir bütündür. Hayat bulduğumuz bu dünyada her bir varlığın ayrı bir gayesi ve değeri vardır. Değerli Müslümanlar! Allah, kendi zatından uzak ve bağımsız bir evren var etmemiştir. Bütün varlıklar Allah’ı anlatır; O'nun mülküdür. Varlık âleminin kontrolü O’na aittir. Nitekim Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyrulmaktadır: “Göklerde ve yerde bulunanlar, her şeyi ondan talep eder. O, her an yaratma halindedir. O halde, Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlayabilirsiniz?”3 Şu halde, çevremize karşı olan sorumluluğumuz, Rabbimizin eserine ve mülküne olan saygımızın gereğidir. Allah’ın koyduğu kanunlara aykırı davranarak tabiata zarar vermek ise, Cenâb-ı Hakk’a karşı sorumluluğumuzu ihmal etmek demektir. Aziz Müminler! Bizler, bir dağa bile muhabbet nazarıyla bakan, “Uhud bizi sever, biz de onu severiz”4 buyuran bir Peygamberin ümmetiyiz. “Birinizin elinde bir fidan varken kıyamet kopuyor olsa bile derhâl onu diksin!”5 buyuran Sevgili Peygamberimizi rehber ediniriz. Bütün hayvanların haklarını
gözetmeleri hususunda ashabını sürekli uyaran Peygamberimizi örnek alırız. Kıymetli Müslümanlar! Bir taraftan tonlarca ekmeğin çöpe atıldığı diğer taraftan açlık sebebiyle birçok insanın hayatını kaybettiği acı bir çağı yaşıyoruz. Ne yazıktır ki günümüzde dünyevî hırslarının esiri olan insanoğlu, çevresiyle dostça, adil ve insaflı bir ilişki kuramadı. Bütün canlılara nefes kaynağı olan ormanları yaktı, karnımızı doyurduğumuz toprakları çölleştirdi, suya kandığımız nehirleri kirletti. Medeniyetimizde bir ekmek kırıntısının dahi yere atılması hoş karşılanmazken tonlarca gıdanın çöpe atılmasına daha ne kadar rıza göstereceğiz? Geri dönüşüm imkânı olan atıkları, umursamaz bir tavırla çöp tenekelerine daha ne kadar hapsedeceğiz? Oysa çevremize sevgi ve şefkatle davrandığımız ölçüde bizler de huzur ve sağlık içinde yaşayacağız. Aksi halde zarar görecek olan sadece tabiat değil, bizatihi bizler olacağız. Nitekim Kur’an-ı Kerim’de insanoğlu şöyle uyarılır: “İnsanların kendi elleriyle yapıp ettikleri yüzünden karada ve denizde düzen bozuldu; böylece Allah, hata ve yanlışlarından vazgeçsinler diye işlediklerinin bir kısmını onlara tattırıyor.”6 Muhterem Müminler! Bizler, engin bir merhamet sahibi olan Allah’ın yeryüzündeki halifeleriyiz. Halife olmak, sorumluluğun adıdır; yeryüzünün efendisi değil koruyucusu olmaktır. Halife olmak, yeryüzünü Allah’ın rızasına uygun bir şekilde kullanmaktır. İfsat etmemek, zarar vermemektir. O halde, yaratan ve yöneten Rabbimizin bizlere emaneti olan çevremize karşı duyarlı olalım. Gün gelip emanetin sahibi olan Rabbimize hesap vereceğimizi aklımızdan çıkarmayalım. Yeryüzünün sadece insanların değil bütün canlıların hayat alanı olduğunu bilerek yaşayalım. Hutbemi bitirirken bir hususu hatırlatmak istiyorum. Önümüzdeki Pazar günü sabah namazından sonra Camiler ve Din Görevlileri Haftası münasebetiyle bütün camilerimizde siz kıymetli cemaatimizle beraber fidan dikimi gerçekleştireceğiz. Sizleri ailelerinizle birlikte bu hayırlı faaliyete katılmaya davet ediyoruz.
1 Câsiye, 45/13. 2 Enbiyâ 21/16. 3 Rahmân 55/29,30. 4 Buhârî, Meğazi, 82. 5 İbn Hanbel, III, 184. 6 Rûm, 30/41. Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü
TuFaN34 is offline   Alıntı ile Cevapla
Alt 11-10-2019, 08:46   #125
TuFaN34
Super Moderator
 
TuFaN34 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Mar 2015
Mesajlar: 13,375
Ünvan
Rep:: 18
Rep Puanı : 80
Rep Derecesi : TuFaN34 is on a distinguished road
Teşekkür durumu
Teşekkür Etti: 5
14 Mesajınıza 14 Teşekkür Edildi
Standart gün birlik ve dayanışma günüdür

TARİH: 11.10.2019
﷽ ْمِهِالَوْمَاِ ب ِٰٰ اللّ ِيل ۪بَ ي س ۪ وا ف ُدَاه َجَ وا و ُرَ اجَهَ وا و ُنَمٰ ا َ ين ۪ذَٰلَا َ ون ُزِائَٰٓفْ ال ُمُ ه َكِئٰٰٓل۬وُاَ وِِٰٰۜ اللّ َدْنِ عًةَجَرَ دُمَظْعَ اْْۙ . مِهِسُفْنَاَو َ َو :مَٰلَسَ وِهْيَلَ عَُٰ ي اللّ َٰلَ صَِٰ اللّ ُول ُسَ ر َالَق اَذِإَ فَةَيِافَعْ ال ََٰ وا اللّ ُلَأْاسَ وِٰوُدَعْ ال َاءَقِ ا ل ْوَٰنَمَتَ تَ لا ُ اسَٰ ا الن َهُٰيَ ا أ َي ِ . وف ُيُٰ الس ِلَلاِ ظ َتْحَ تَةَٰنَجْ ال َٰنَ وا أ ُمَلْاعَ وا و ُرِبْ اصَ فْمُوه ُمُيت ِقَل GÜN BİRLİK VE DAYANIŞMA GÜNÜDÜR Muhterem Müslümanlar! Okuduğum ayet-i kerimede yüce Rabbimiz şöyle buyuruyor: “İman edip hicret eden ve Allah yolunda mallarıyla, canlarıyla cihad edenlerin Allah katındaki mertebeleri pek büyüktür. Muradına erecek olanlar da onlardır.”1 Okuduğum hadis-i şerifte ise Resûl-i Ekrem (s.a.s) şöyle buyuruyor: “Ey insanlar! Düşmanla karşılaşmayı temenni etmeyin. Allah’tan, bela ve musibetlerden uzak kalmayı isteyin. Fakat düşmanla karşılaştığınız zaman da sabredin. Ve bilin ki cennet kılıçların gölgeleri altındadır.”2 Aziz Müminler! Millet olarak nice badirelerden geçtik. Bizi tarih sahnesinden silmek isteyenler hiçbir zaman bu emellerinden vaz geçmedi. Ancak her karış toprağı şehitlerimizin mübarek kanıyla sulanan vatanımıza göz dikenler, milletimizi parçalamak isteyenler dün olduğu gibi bugün de kaybetmeye mahkûmdur. Zira bizleri düşmanlarımıza karşı muvaffak kılan muazzam bir gücümüz vardır. Bu gücümüz, Allah’a olan sarsılmaz imanımız, din-i mübin-i İslam’a olan gönülden bağlılığımız, vatanımıza, ezanımıza, bayrağımıza ve bağımsızlığımıza olan sevdamızdır. Kıymetli Müslümanlar! Müslüman, barış ve esenlik duygusunu kendisine bahşeden Allah’tan alır. O’na teslim olarak etrafına barış ve esenlik dağıtır. Bununla birlikte müminler, İslam dininin mukaddes ve dokunulmaz kabul ettiği değerlerin çiğnenmesine, yurt ve yuvaların işgal altına alınmasına asla rıza göstermez. Bozulan dengeleri düzeltmek, barış ortamını tesis etmek ve adaleti sağlamak için onurlu bir mücadele verir. Nitekim kahraman milletimiz, hep bu yolda mücadele vermiştir. Daima barışın temini, güven ortamının inşası için çaba göstermiştir. Hiç kimsenin toprağına göz dikmemiş, ancak kendi vatanına göz dikenlere,
iman dolu göğsünü siper etmiştir. Vatanını çiğnetmemiş, bayrağını indirtmemiş ve ezanlarını dindirtmemiştir. Değerli Müminler! Günümüz dünyası maalesef, karanlık tuzakların kurulduğu bir yer haline getirilmiştir. Masum insanlar yuvalarından sürülmüş, körpecik çocukların cansız bedenleri sahillere vurmuştur. İslam coğrafyasının dört bir köşesinde ateş çukurları açmak isteyenler, fitne, terör ve ihanet silahlarıyla kardeşi kardeşe düşürmüştür. Türlü hile ve desiselerle, plan ve tuzaklarla varlık ve bekâmız, istiklal ve istikbalimiz hedef alınmıştır. Aziz Müslümanlar! Bütün zorluklara rağmen kadınıyla erkeğiyle, genciyle yaşlısıyla, milletimizin her bir ferdi, yeryüzünde kötülüğün son bulup iyiliğin hâkim olması için çaba gösterecektir. Karanlık oyunları feraset ve basiretiyle bozacaktır. Dün olduğu gibi bugün de çaresizlerin çaresi, kimsesizlerin kimsesi, mağdurların ve mültecilerin ümidi olmaya devam edecektir. Bizler, gerektiğinde aç ve susuz kalırız; ancak hürriyet ve bağımsızlığımızdan, izzet ve şerefimizden asla taviz vermeyiz. Vatanımıza ve mukaddesatımıza, birliğimize ve beraberliğimize yönelik saldırılara her türlü fedakârlığı göstererek karşı dururuz. Bu cennet vatanımızın bir karış toprağını bile asla düşmana teslim etmeyiz. Muhterem Müminler! O halde, bizi birbirimize düşürmek isteyenlere fırsat vermeyelim. Gönüllerimizi iman kardeşliğiyle kenetlemeye devam edelim. Terörü, fitne ve fesadı körüklemek isteyenlere karşı uyanık olalım. Azmimizi, muhabbetimizi, birliğimizi, dirliğimizi zedeleyecek her türlü söylem ve eylemden uzak duralım. Geliniz, bu mübarek Cuma gününün şu icabet vaktinde Rabbimize hep birlikte niyaz edelim: Yâ Rabbi! İzzet ve onurumuza, istiklal ve istikbalimize kastedenlere, varlığımıza ve vatanımıza göz dikenlere fırsat verme! Ülkemizin güvenliği, milletimizin huzuru, bölgemizin barış ve selameti için sefere çıkan kahraman ordumuza yardım eyle! Askerlerimizi ve güvenlik güçlerimizi her türlü tehlike ve tuzaklardan muhafaza eyle! Fesadı ve terörü ortadan kaldırmak için çıktığımız bu yolda bizleri nusretinle ve kudretinle muzaffer eyle!
1 Tevbe, 9/20. 2 Buhârî, Cihâd, 112; Müslim, Cihâd ve siyer, 20. Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü
TuFaN34 is offline   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bookmarks

Tags
cuma, hutbeleri


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Cuma Kutlamaları.. murat53 Önemli Günler(Kutlamalar) 97 25-12-2015 09:53
Cuma Namazı Cuma Namazının Şartları Cuma Namazına Niyet Ĝ@L@XÎ Doğru iman İslam Ahlakı 0 31-08-2012 11:51
Cuma'a Gününün Faziletleri MeGa_X Kuran & Ayetler 0 12-11-2010 09:49
Cuma Namazının Kılınışı, Cuma Namazı Nasıl Kılınır BuY-RuK Kuran & Ayetler 1 07-05-2010 11:07
Cuma Namazı BuY-RuK Kuran & Ayetler 0 31-03-2010 23:08

Sponsored Links


All times are GMT +2. The time now is 20:46.


Powered by vBulletin® Version 3.8.8
Copyright ©2000 - 2019, Jelsoft Enterprises Ltd. Web Hosting By Arvixe