GalaxiForum


Geri git   GalaxiForum >
.....::::: Sosyal Konular :::::.....
> Kültür-Sanat > Şiir

Cevapla
 
Seçenekler
Alt 24-04-2011, 02:33   #19
kaptan-8
Üye
 
kaptan-8 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Apr 2008
Nerden: ADANA
Mesajlar: 152
Ünvan
Rep:: 12
Rep Puanı : 85
Rep Derecesi : kaptan-8 is on a distinguished road
Teşekkür durumu
Teşekkür Etti: 5
14 Mesajınıza 15 Teşekkür Edildi
Standart

Sponsored Links
BİR AY ALDIM DİYARBAKIR'DAN
TOKAT'TA BİRİ OLDU O ZAMAN

Tokatli diyorlar ya da bir atin baslangici
Egilmis, sakin, ickiler aliyor kalabaliktan
Simdi o mor gozleri mor bir kadinla ilgili
Birazi namuslu iyi, birazi acikca perisan
Ya da bir kadin bir kadini oper gibi
Hicbirsey anlamiyor yasamaktan.

Hicbir sey anlamiyor diyeli anlamiyor
Ama bir yalnizligi tamamliyor durmadan
Askerler geziniyor, her yerde bu goz kahveleri
Ben bu gozlere Tokat'ta rastladimdi bir zaman
Hopali bir vardi, hamalin biri
Daha hic cikmayacak karisinin koynundan.

Bir kadeh olmali ya da bir rakinin baslangici
Ansizin bir gol Anadoludan
Bir yanda bir balikcil ne zaman istese olur
Kocaman iz birakir cilginligindan
Sonra o adamlar ki celimsiz, esmer, biyikli
Ve butun gun sevisirler acilariylan.

Tokatli diyorlar ya da bir ekmegin baslangici
Ezilmis, sakin, onca bir yoksullugu oduyor durmadan
Bu kimin evreni, bu sacina bir el atma saatlerinde
Bu kim ki oluyor, Tokatta oluyor her zaman
Ya da bir erkek bir erkegi oper gibi
Hicbir sey anlamamis yasamaktan




alıntı
__________________
TÜM KONULARIM ALINTIDIR TAMAMEN TANITIM VE BİLGİ AMAÇLIDIR
kaptan-8 is offline   Alıntı ile Cevapla
Alt 24-04-2011, 02:34   #20
kaptan-8
Üye
 
kaptan-8 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Apr 2008
Nerden: ADANA
Mesajlar: 152
Ünvan
Rep:: 12
Rep Puanı : 85
Rep Derecesi : kaptan-8 is on a distinguished road
Teşekkür durumu
Teşekkür Etti: 5
14 Mesajınıza 15 Teşekkür Edildi
Standart

BİR ÇİÇEK SERGİCİSİ DER Kİ...

Bin dokuzyüz on iki miydi, bin dokuz yüz elli iki miydi
Güneşli bir öğle miydi, çiçekler gölgesiz miydi
Ellerim kirli miydi
Neydi
Çiçeklere su mu serpiyordum, bir karanfil çok mu uzaklardan gelmişti
Bilmem ki
Benim bütün yaşamımda hep karanfiller olmuştur
Her zaman hatırlarım
Sanki bir karanfilden sürekli doğmuşumdur
Bin dokuz yüz on iki doğumlu bir karanfili
Karım göğsüme takmıştı. Şimdi ben çok yaşlıyım
Şimdi ben nedense çok yaşlıyım
Herkesi ayrı ayrı tanımam
Ruhi Bey'i İçerenköy'den tanırım
İçerenköy'ü iyi bilirim de ondan
Kaç yıl önceydi, şimdi unuttum
Babasını da tanırım
Kaç yıl önceydi, bilemem
Üryani eriği gibi gözleri vardı
Çizmeleri, kamçısı
Ruhi Bey, benden çiçek alırdı
O zamanlar sokak sokak dolaşırdım
Çiçek alanları iyi bilirdim
Ruhi Bey de çiçek alırdı
Nedense benden alırdı. Çünkü ben çiçekleri çok biçimli tutarım
Kuşkonmazları sevmem, kullanmam
Çiçeklerin aralıklarına bakarım
Sanki ben onları hep yeniden yaratırım, yontarım
Bin dokuz yüz kırk üçde biri öldü
Boynu değil, bir karanfilin sapıydı, yana düştü
Düşünce öldü
Bir ölülük sindi ellerime
Bir ölülük bana sindi
Ona sergimde her zaman bir yer ayırırım
Kimseler bilmez
Ben işte gizli gizli onu sularım
Karanlık bir karanfilliği
Yoklukta bir karanfilliği
O gün bugündür bütün çiçekler
Karanfildir benim için.

Bir gün de bir demet karanfilim yandı
Bir demet karanfilin penceresi, kapısı
Nedense yandı
Önce giyinik bir ev görünümündeydi, öyleydi
Takındı kırmızılarını sonra
Süslendi
Bir boşluk edindi orda kendine
Hemen oracıkta bir boşluk
Açtı şemsiyesini ve gitti.

Ben şimdi oğlumun yanında kalırım
Onun kırmızı yapraklardan yapılmış
Bir zamandışılığı vardır
Beni anlamaz
Anlamaz, niye anlasın
Anlaşılmak -değil mi ama- sanki kimsenin olamaz

Ben kendime bir karanfil mezarı satın aldım
Beni oraya gömecekler
Ruhi Bey cenazeme gelecek
Ama hangi Ruhi Bey
Doğrusu biraz şaşırdım
İçerenköy'deki Ruhi Bey gelmez
Osadece karanfil satın alır
Ölümü pek beğenmez
Şimdiki Ruhi Bey ölümedaha yatkındır
Yaşamaya da
Ölümle yaşam arasında bunalır bunalır
Ben bu kadarını anlarım
O gelir beni kaldırır
Bir karanfil kalabalığına arrtık katılır
Geçen gün gördüm
Acımayı unuttum
Sevinmeyi unuttum
Ben her şeyi artık unutuyorum
Ama ogeçerken ne yalan söyleyeyim şuramda birağrı duydum
Ağrı da değildi belki, hani, nasıl
Gövdemi yeniden buldum
Acılar acılara eklenince ağırlaşıyor
Gövdem de ağırlaşıyor
Ruhi Beyle kocaman bir demet karanfil oluyoruz
Şu üstümdeki boşluk kadar
Bir demet
Yok artık pek konuşmuyoruz
Benim sözlerim eskidi
Onunki de eskidi
Zaten kelimeler sonludur
Öyledeğil mi
Donuk donuk bakışıyoruz
Ben ölüme iyice yakın
O yaşamaktan uzak
Öyle bir gök içinde durmuş gibiyiz
Karanfiller ölürken
Karanfillerden bir deniz.



alıntı
__________________
TÜM KONULARIM ALINTIDIR TAMAMEN TANITIM VE BİLGİ AMAÇLIDIR
kaptan-8 is offline   Alıntı ile Cevapla
Alt 24-04-2011, 02:35   #21
kaptan-8
Üye
 
kaptan-8 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Apr 2008
Nerden: ADANA
Mesajlar: 152
Ünvan
Rep:: 12
Rep Puanı : 85
Rep Derecesi : kaptan-8 is on a distinguished road
Teşekkür durumu
Teşekkür Etti: 5
14 Mesajınıza 15 Teşekkür Edildi
Standart

BİR GENELEV KADINI VE...

Girdi
Sırtında eski bir ceket vardı
Bir yerlerden sızmıştı sanki, gün ışığı gibiydi
Sarışındı
Önce bir süre kapının önünde durdu durdu
Gölgelendi, inceldi, beni gördü
Pek önemsemedim
Baktı, hiç konuşmadı
Oysa bir İsa tasviri gibi uçumluydu, güzeldi
Yer gösterdim, oturmadı
Bir sigara yaktım, ona da verdim
Aldı
Sigarasını ben yaktım
Kısa bir yürüdü dudaklarından
Benim dudaklarıma da geçti
Çocuklar gibi kızardım
Öteki kızlar gülüştüler
Ben kendimi sevdim, güvendim
Saçlarımı düzelttim, göğsümü biraz kapadım
Bana elini uzattı, ellerimiz birbirine değdi
Sıcaktı, inceydi, kıskanırım anlatmaya bu eli
Ağır ağır odama çıktık.

Girdi
Açık pencereyi kapadım
Perdeyi çektim
Arkamı döndüm, yavaş yavaş soyundum
Bileğimdeki saati çıkardım
Sigaramı söndürdüm
Tam o zaman..
Zaman da değildi belki
Önce korkunç bir gözyaşı seli
Sonra alabildiğine bir kayalık
Kayaların üstünde bir kertenkele
Ardından bir ormanın uğultusu
Binlerce kanat sesi
Sağ elinde bir bıçak
Yok, hayır, bıçak da değildi
Vuran, ezen, öldüren bir el
Ve eller
Ve dişler
Kendimden geçtim.

Bir daha gelmedi, hayır, bir daha hiç gelmedi
Ama onunla ben
Ne zaman istedimse o zaman yattım.



alıntı
__________________
TÜM KONULARIM ALINTIDIR TAMAMEN TANITIM VE BİLGİ AMAÇLIDIR
kaptan-8 is offline   Alıntı ile Cevapla
Alt 24-04-2011, 02:35   #22
kaptan-8
Üye
 
kaptan-8 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Apr 2008
Nerden: ADANA
Mesajlar: 152
Ünvan
Rep:: 12
Rep Puanı : 85
Rep Derecesi : kaptan-8 is on a distinguished road
Teşekkür durumu
Teşekkür Etti: 5
14 Mesajınıza 15 Teşekkür Edildi
Standart

BİR GÜN

O 'bir gun'
Yuvalanmis sanki icinizde
Bugulu cam tipki
Hicbir sey gorunmuyor
Besbelli disinizdan bakiyor size.

Yokus asagi, yokus yukari
Duzlerde, egrilerde
Yansir ondan size her isik
Birakilmis bir bicaktan doguste.

Beklemek, avuntu--bir silah patladi uzakta--
Yakinda bir tel koptu
Durmanin durgunlugu--yeterse--
Sursun bir sure boyle--ne cikar--
Emzirsin icinizi o sonbahar bulutu.

Gelecekte, dediniz--ama ne zaman--
Kim bilir, belki de gecmiste
Yagmurlardan kalan kimsesizligin
Saklidir acisi o 'bir gun' de

'Bir gun' bulusuruz--cok iyi--
:Bir gun' du, hani nasil--silinti--
Gerisi dokuntu gunler
Ola ki beslemekte 'bir gun'u hepsi



alıntı
__________________
TÜM KONULARIM ALINTIDIR TAMAMEN TANITIM VE BİLGİ AMAÇLIDIR
kaptan-8 is offline   Alıntı ile Cevapla
Alt 24-04-2011, 02:36   #23
kaptan-8
Üye
 
kaptan-8 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Apr 2008
Nerden: ADANA
Mesajlar: 152
Ünvan
Rep:: 12
Rep Puanı : 85
Rep Derecesi : kaptan-8 is on a distinguished road
Teşekkür durumu
Teşekkür Etti: 5
14 Mesajınıza 15 Teşekkür Edildi
Standart

BİR MEYHANE GARSONU

İşte
Isınmış parke yolun kokusu
Demek ki ben mutsuzum
Tuhaf bir su içmişim de sanki içim görünüyor
Gözlerim buzdan
İçimde yaz kırıkları.

Eklemek gerek
Büyümesi gibi bir salyongozun
Yıllarla değil, yıllarla değil
Saniyelerle kıvrılmıştır kabuğum.

Aynalıpasaj'ı geçtim
Geçerken sağlı sollu aynalara baktım - her günkü gibi -
Vitrinlere baktım, düğmelere, fremuarlara
Yukardaki taş heykelciklere baktım
Bakmasam ne yapacaktım, açılıp kapanmaya başladı dudaklarım
Gözkapaklarım
Açılıp kapanmaya
Açılan kapanan çözülen
Ne varsa duyuyordum kendimde
Balıkpazarı'na saptım.

Ben balıkpazarı'na sapınca
Dünyada sayılmayan bir adamdım
Nasıl duruyorsa gökyüzü sayılmadan
Boylu boyunca bir duvar
Ve uzay nasıl duruyorsa
- Uzay ki mutluluktur
Ele geçmeyen bir sonsuzluktur uzay -
Ben masallara şunu bunu taşırdım.

Oldukçe dar bir sokağa gelince durdum
Karşıdan karşıya çamaşırlar asmışlardı
Mor, pembe, beyaz çamaşırlar
Kızgın yaz güneşinin altında
Hoşlandım
Anahtarı kilide soktum, bundan da hoşlandım
Çevirdim bir iki kez, kapı titredi
Ben de titredim
Dükkanı açtım.

Karşıki evler çoktan uyanmıştı
Hemen herkesi az çok tanırdım
İki kocakarı, levanten, dama oynuyorlardı gene camın önünde
Çinko balkonda bir kız çocuğu ağlıyordu
Oydu
Bir satıcıya sesleniyordu, oydu
Besbelli yeni uyanmıştı, saçları dağınıktı
Zayıftı, sürekliydi, değişmiyordu
Sesi inceydi, isterikti
Saate baktım dokuz buçuktu.
Ne yaptım da ben, daha sonra ne yapacaktım
Önce helaya girdim, bir süre helada kaldım
Terledim, adını bilmediğim bir kokuyla koktum
Mutfağa girdim
Patatesleri soydum yıkadım
Domatesleri salatalıkları
Soydum yıkadım
Muska böreği sardım kaldırdım
Bira kasalarını, boş şişeleri
Dükkanın önüne çıkardım
Camları sildim, ortalığı süpürdüm
Sonra bir iskemleye oturdum
Orda yüz binlerce cinayeti ben
Ve intiharı
Bir mutluluk gibi dışımda duydum.

Evet, gelirdi
Ruhi Bey mi dediniz, evet, gelirdi



alıntı
__________________
TÜM KONULARIM ALINTIDIR TAMAMEN TANITIM VE BİLGİ AMAÇLIDIR
kaptan-8 is offline   Alıntı ile Cevapla
Alt 24-04-2011, 02:37   #24
kaptan-8
Üye
 
kaptan-8 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Apr 2008
Nerden: ADANA
Mesajlar: 152
Ünvan
Rep:: 12
Rep Puanı : 85
Rep Derecesi : kaptan-8 is on a distinguished road
Teşekkür durumu
Teşekkür Etti: 5
14 Mesajınıza 15 Teşekkür Edildi
Standart

RUHİ BEY VE GÜLCÜNÜN ÖLÜMÜ

Bir kara parçası sanır insan
Düştü mü başı derde
Kendini açık denizlerde.

Şimdi bir kıyı bile değil
Bir ufuk çizgisi bile değil
Yalnızca ölü
Sabaha doğru yağan karın altında
Kıvrılmış kalmış
Besbelli tutunmak istemiş boşluğa
Kolları havada
Sıkmış avuçlarıyla bir demet gülü
Yayılmış gövdesine bir
Ve çevresine
Taş binalara, karanlık pencerelere
Kefeni kardan ve gülden.

Polis arabası kapıya geldiği zaman
Giyimevlerini, mezecileri, postaneyi geçerek geldiği zaman
Arka sokaklardaki birkaç kiliseyi
Cenaze levazımatçılarını ve
Bin dokuz yüz yirmi sekiz modasına göre giyinmiş bir kadının bir anlık ölüsünü
Geçerek geldiği zaman
Bir kamyon et boşaltıyorken bir kasap dükkanının önünde, tam o zaman
Yüzü sabunlu bir otel müşterisinin elinde traş makinesiyle
Pencereden sarktığı zaman.

Polis arabasını görmeden önce
Her yanı aynalarla çevrili bir meyhanedeydim
Sırçaları dökülmüş aynalarla
Parça parça görüyordum kendimi
Dışarda kar vardı, kirli kar
Isınmak için konyak içiyordum
- Isınmak için mi dedim, tuhaf -
Dışarda kar vardı
Saat dokuzu on geçiyordu, Balıkpazarı'nın her günkü sabahı
Yıllardır hep aynı sabah
İri bir kayabalığının içbükey karnı
Ve binlerce, on binlerce kedinin hep birden
Kente hiç uymayan bir yaratık gibi kımıldandığı
O sabah.

Polis arabası kapıya geldiği zaman
Aynalıpasaj'ın düğmecileri, gömlekçileri
Yüzükçüleri, bilezikçileri, tuhafiyecileri
Dükkanlarını açık unuttukları zaman
Ve dükkanların üstündeki heykelciklerin
Bir yas törenine hazırlanır gibi
Anlatımlarını değiştirdikleri zaman
Balıkçıların balıkların karşısında en iyi durdukları zaman
Ayakta çay içtikleri zaman
Mermer masaların altından yorgun gövdeleriyle
Çıktıkları zaman serserilerin
Ve Pasaj temizlenmeye ve karlar kürenmeye başladığı zaman
Masmavi iki yengeç gibi bakmaya başladığı zaman gözleri garson Vasil'in
Tam o zaman.

Polis arabası kapıya geldiği zaman
Üç kişi siyah bir otomobilden indiler
Üçü de sivildi, ellerinde çantaları vardı
Ben meyhanenin penceresindeyim
İçerde ve kar içindeydim
Bir demet gül içindeydim
Güle gömülüydüm
Kana.

Polis arabası gittiği zaman
Demir kapının yanında ölü
Gökyüzünü dönemecinin altında
Ve yerde bırakmamak ister gibi sözünü
Elinde bir demet gülle
'Gül, gül' diye acı bir bağırtıyı uzattığı güllerle
Ipıslak saçlarıyla buzdan yatağına uzanmış.

(O zaman ıhlamur ağaçları kardan görünmezdi. Gözlerim azalırdı,
gizlenirdim. Babam koyu kahverengi çizmeleriyle karları ezer ezer
ezerdi çakıltaşlarının ayaklarının altında oynaştıklarını duyuncaya
kadar. Annem çatı katının yanındaki sivri kuleden gözlerini ayırmazdı,
yeter ki gök kanasındı beyaz beyaz ve kocaman bir alabalığın karnı.
Uşaklar bir köşeye sinerlerdi, hiç konuşmazlardı, bir kristal sürahi
rüzgardan ürperir titrerdi. İniltiye benzeyen bir ses yayılırdı.
Karanlığa yapışırdım, bir kapı karanlığına, bir duvar karanlığına, bir
yokoluş karanlığına. Ölüm çok uzaklardaydı, o zaman çok uzaklardaydı
ölüm.)

Sordu
Karla kaplı kirli bir cümle
Başında kimler vardı?
Bir, emekli postacı Hüseyin
- Çok adres bildiği için adı pezevenge çıkan -
İki, cenaze kaldırıcısı Adem
- Çıplak kafalı, ön dişleri çürümüş -
Üç, akordeoncu kadın
- Hemen hemen hiç konuşmayan, saçları oksijele sarartılmış, Bizanslı bir
kehribar taciri gibi şişman, yaşlı ve kızoğlankız -
Ve sonra ötekiler
Üç Horan Kilisesinin kapıcısı
Çingene çalgıcılar, bademciler
Lotaryacılar
Bir iki garson
En geride
Çengelli iğne satan bir kız çocuğu.

Ve onu kaldırdılar, ben gördüm
İkinci konyağımı içtim bitirdim
Demir Kapıdan çıkardılar ve gördüm
Morg arabasına koydular
Kapısını ittiler, kapı kapandı
Taraklar, istiridyeler açıldı kapandı
Çiçekler titreştiler
Bir balıkçı balık doğradı ve tarttı
Pencereden çekildim.
Günlerdir ilk olarak güldüm, gülümsedim
Yıllardır ilk olarak
Sanki ilk gözyaşının tarihini buldum, üstünü çizdim.

Ve sordu gene
Ölümle kaplı o kirli cümle:
Siz Ruhi Bey nasılsınız
Ben Ruhi Bey nasılım
Anladım anladım
Ve şimdi iyi biliyorum artık nereye.




alıntı
__________________
TÜM KONULARIM ALINTIDIR TAMAMEN TANITIM VE BİLGİ AMAÇLIDIR
kaptan-8 is offline   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bookmarks

Tags
cansever, edip, siirleri


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
10 kasım şiirleri, 10 kasım şiirleri Hack@Sat Mustafa Kemal(Atatürk) 0 09-11-2010 23:00
Halide Edip Adıvar (1884-1964) BuY-RuK Şiir 0 13-12-2009 18:54

Sponsored Links


All times are GMT +2. The time now is 11:40.


Powered by vBulletin® Version 3.8.8
Copyright ©2000 - 2019, Jelsoft Enterprises Ltd. Web Hosting By Arvixe